27 Eki 2026 09:12

Umman Dışişleri Bakanı:

Fars Körfezi'nin güvenliği İran’ın katılımı olmadan sağlanamaz

Fars Körfezi'nin güvenliği İran’ın katılımı olmadan sağlanamaz

Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi, Fars Körfezi'nde kalıcı güvenliğin sağlanması için bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesi ve İran ile Irak’ın da güvenlik düzenlemelerine dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.

Umman Dışişleri Bakanlığı’nın internet sitesinde yayımlanan açıklamaya göre, Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi, İngiltere’deki Cambridge Üniversitesi’ne bağlı Girton College’da yaptığı konuşmada, son iki yılda yaşanan gelişmelerin Fars Körfezi'nin güvenliği tartışmalarını giderek artan biçimde bölgesel güvensizlik, uzun süredir devam eden gerilimler, hayati deniz yollarının kırılganlığı ve silahlı çatışmaların geçmişiyle ilişkilendirdiğini belirtti.

Busaidi, 1980’lerdeki İran-Irak Savaşı ve 1991’deki Kuveyt Savaşı’ndan İsrail ve ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü son savaşa kadar uzanan çatışmaların, Fars Körfezi bölgesindeki güvenlik ortamını doğrudan etkilediğini ifade etti.

Umman’ın komşularıyla barışçıl ilişkiler yürüttüğünü ancak bölgesel güvensizlikten etkilenmekten kaçınamadığını vurgulayan Busaidi, ülkesinin güvenliğinin komşu ülkelerin güvenliğiyle yakından bağlantılı olduğunu söyledi. Bu durumun Maskat’ı anlaşmazlıkları çözmeye, güven tesis etmeye ve bölgede barışı yaygınlaştırmaya yönelik çabalara yönelttiğini kaydetti.

İran-ABD müzakerelerinde iki önemli aşama

Busaidi, son iki yılda bölgesel diplomasi açısından iki önemli müzakere aşamasının yaşandığını belirtti.

İlk aşamanın, Umman’ın arabuluculuğunda Maskat, Roma ve Cenevre’de gerçekleştirilen İran-ABD dolaylı görüşmelerinden oluştuğunu aktaran Busaidi, bu sürecin Nisan ve Mayıs 2025’teki beş tur müzakereyi ve 2026 yılının şubat ayında gerçekleştirilen üç tur görüşmeyi kapsadığını söyledi.

Bu müzakerelerin amacının, İran’ın nükleer programı konusunda iki taraf arasındaki anlaşmazlıkları çözmek ve 47 yıldır devam eden karşılıklı düşmanlığa son vermek olduğunu belirtti.

Busaidi’nin açıklamasına göre, ikinci aşama ise 17 Haziran’da İran ile ABD arasında bir mutabakat zaptının imzalanmasının ardından başladı. Busaidi, söz konusu anlaşmanın 28 Şubat’ta başlayan silahlı çatışmayı durdurduğunu, ancak nükleer dosyaya ilişkin görüşmelerin devam ettiğini ifade etti.

İkinci aşamada Umman ile İran arasında Hürmüz Boğazı’nda deniz ulaşımının serbestliğini güvence altına alacak düzenlemeler üzerinde görüşmeler yürütüldüğünü kaydetti.

Umman’ın ilk aşamadaki İran-ABD müzakerelerinde önemli ilerleme kaydedildiğine ve anlaşmaya ulaşmanın mümkün olduğuna inandığını belirten Busaidi, bu değerlendirmesini hâlâ koruduğunu söyledi. Ona göre, tarafların müzakereleri yeniden başlatmaya karar vermeleri hâlinde kapsamlı bir anlaşmanın temel unsurları hâlen mevcut.

Bununla birlikte Busaidi, savaşın sona ermesinin ardından İran ve ABD’nin yeniden müzakere masasına dönmesinin zorlaştığına dikkat çekti.

Hürmüz Boğazı’nda deniz ulaşımının yeniden sağlanması vurgusu

Umman Dışişleri Bakanı, müzakerelerin yeniden başlatılması için atılması gereken temel adımlardan birinin Hürmüz Boğazı’nda serbest deniz ulaşımının yeniden sağlanmasına yönelik bir anlaşmaya varılması olacağını belirtti.

Busaidi, Umman ile İran arasında yürütülen üst düzey görüşmelerin ve teknik istişarelerin geçici bir anlaşmanın çerçevesini oluşturduğunu, ancak bu planın da siyasi engellerle karşı karşıya bulunduğunu söyledi.

Böyle bir anlaşmanın uygulanabilmesi için İran ve ABD’nin karşılıklı taviz vermeye ve uygulanabilir bir uzlaşıya hazır olması gerektiğini vurgulayan Busaidi, bunun son savaş sırasında deniz trafiğinin büyük bölümünün durmasına yol açan bazı adımlardan geri dönülmesini de gerektireceğini ifade etti.

Busaidi, yürütülen müzakerelerden çıkarılması gereken en önemli dersin mevcut bölgesel güvenlik düzenlemelerinin yetersizliği olduğunu söyledi.

Fars Körfezi ülkelerinin kendi aralarında çözmesi gereken meselelerin, ortak güvenlik mekanizmalarının yeterince geliştirilmemesi nedeniyle daha karmaşık hâle geldiğini belirten Busaidi, bazı sorunların bu yüzden çözülmesinin son derece zor, hatta kimi zaman imkânsız olduğunu kaydetti.

Bölgesel güvenlik düzenlemelerinin dış güçlerin katılımına aşırı ölçüde bağımlı olduğunu vurgulayan Busaidi, İran’ın nükleer dosyasının ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ulaşımının serbestliği meselesinin çözülememesinin, bölgede güç gösterisine ve dışa bağımlılığa dayanan istikrarsız yaklaşımın son sonuçları olduğunu ifade etti.

Busaidi’ye göre, dış güçlerin katılım koşullarını belirlediği, bölge ülkelerinin ise kendi güvenlik düzenlemelerini ortaklaşa tasarlama ve bu konuda uzlaşma sorumluluğunu üstlenemediği bir ortamda sorunların çözümü daha da zorlaşıyor.

Bölge ülkeleri kendi güvenliklerinin sorumluluğunu üstlenmeli

Umman Dışişleri Bakanı, bölge ülkelerine güvenlik konusunda kapsamlı ve ortak bir sorumluluk üstlenmeleri çağrısında bulundu.

Busaidi, oluşturulacak bölgesel güvenlik çerçevesinin yalnızca Fars Körfezi İşbirliği Konseyi’nin altı üyesini değil, aynı zamanda Irak ve İran’ı da kapsaması gerektiğini vurguladı.

Busaidi, Fars Körfezi’nde kalıcı güvenliğin sağlanabilmesi için tüm bölge ülkelerinin sürece dâhil olduğu, ortak sorumluluğa ve iş birliğine dayanan kapsayıcı bir güvenlik düzeninin oluşturulmasının önemine dikkat çekti.

News ID 1939395

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
  • captcha